Ayasofya’yı kendine yuva edinmiş ve
adeta hayatını buraya adamış bir kedi
var karşımızda. Bunun ne kadar
farkında olarak yaptığını bilemesek de,
internetteki fotoğraf ve videolardan
gördüğüm kadarıyla Gli’nin duruşu,
mizacı ve hareketleri bu bağlılığı bana
hissettirdi. Kendini göstermeyi seven,
özgün yüz hatlarına sahip, asil bir
kediye benziyor. Onunla birebir tanışma fırsatım olmadı; ancak bana göre Gli, şüphesiz bu
dünyada yaşamış birçok insandan daha fazla insanla tanışmış bir bireydi. Buradan gelen
deneyimi de sanki yüzüne ve bakışlarına yansımıştı.
Gli, 7 Kasım 2020 tarihinde, 16 yaşında hayatını kaybetti. Bu kadar önemli ve kendini dünya
harikalarından biri olan bu yapıyı tanıtmaya adamış biriyle tanışamamış olmak beni her ne
kadar üzse de, onun uzun, adanmış ve tatmin seviyesi yüksek bir yaşam sürdüğünü
düşünüyorum. Şüpheli ölümünü şimdilik bir kenara bırakırsak, adanmış uzun ve ünlü bir
hayatı olmuş ve umarım ki hayatına memnun bir şekilde veda etmiştir.
İnsanların forumlarda ve youtube’da yaptığı yorumları incelediğimde* çoğu insanın ona
birinin reankarnasyonu veya insanlaşmış bir kedi gibi söylemlerde bulunduğunu gördüm.
Her ne kadar bu yorumlarda onun biricikliğini insanlar onu insanlaştırarak yapmaya çalışsa
da, Gli nin bu kişileri bu denli etkilemiş ve onlara farkında olmadan her canlının biricikliğini
sadece turistik bir lokasyonda varolarak hissettirebilmiş olmasının, insan olmayanların birey
olarak görülmesi konusuyla alakalı olarak Gli nin yarattığı etkinin paha biçilemez olduğunu
düşünüyorum.
Ölümünün Şahibesine gelecek olursak. Ayasofya’nın 2020 yılında yeniden cami’ye
dönüştürülmesinin ardından Gli’nin iki ay sonra hayatını kaybetmesi, üzerinde düşünülmesi
gereken bir durumdur. Bu noktada Umwelt kavramı akla geliyor “Bir canlının dünyayı kendi
algı biçimiyle deneyimlemesi” ve bu anlamda Gli’nin yaşadığı değişimin azımsanamayacak
kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Gli’nin uzun yıllar boyunca yaşadığı çevrenin kültürel
ve fiziksel olarak bir anda değişmesi artık çok daha fazla insanla, farklı zamanlarda sürekli
etkileşim kurmasının onu strese sokmaması düşünülemez. İnsan yaşıyla 80’li yaşlara denk
gelen bir kedinin, böyle bir değişimi kaldıramadığını düşünüyorum ki stresin hayvanlar
üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğunu biliyoruz
Her şeye rağmen Gli’nin dolu dolu ve anlamlı bir hayat yaşadığına inanıyorum. Ve insanlara
yaşattığı bunca anıyla onun bunu ne kadar umursadığını bilmesem de tanıştığı onca insanın
kalbinde unutulmayacağına eminim.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde Özlem Güçlü tarafından yürütülen SOS371 Hayvanlar ve Toplum dersinin blog sayfasıdır. İsteyen öğrenciler ders için ürettikleri gönderi veya ödevleri blogda paylaşmaktadırlar.
Ayasofyanın Son Sahibi Gli
Ayasofya’yı kendine yuva edinmiş ve adeta hayatını buraya adamış bir kedi var karşımızda. Bunun ne kadar farkında olarak yaptığını bilem...
-
Çok iyi hatırlıyorum, bu yaz arkadaşlarımla bir parkta oturmuş piknik yapıyorduk. Ve sohbet esnasında bir anda arkadaşım okuldaki vega...
-
AD: Emine Afra SOYAD: SARI TARİH: 10.12.2025 DERS KODU: SOS371 DERS ADI: Hayvanlar ve Toplum MONTİ (BOMONTİ KAMPÜSÜMÜZÜN KÖPEĞİ) Monti , ...
-
Kuşlarla Paralel Bir Hayat Kuşlar, görünürlükleri ve sesleriyle insan algısına hitap eden türlerden biridir. İnsanlar, kuşları estetik v...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.