17 Aralık 2025

Öz için Var Olmanın Tarihte (Olmayan) Yeri ve Ailem

0241601008 
Mert Korhan 
SOS371-Hayvanlar ve Toplum 
17.12.2025 

Öz için Var Olmanın Tarihte (Olmayan) Yeri ve Ailem 


Dindar bir ailem var ve onlara göre dünyadaki her şey, insan için yaratılmış. Bu konu özellikle küçük kardeşlerim hayvan yemek istemediğinde konuşuluyor. Ebeveynlerime göre hayvan yemek canice değil çünkü onlar, insanlara fayda sağlamak için var. Kardeşlerime göre ise et yemek mide bulandırıcı. Ebeveynlerim bu duruma kızar çünkü onlara göre bu, tanrının bize sunduğunu beğenmemektir. Tanrının nimetleri için şükran duymalı ve onu kendimize yasaklamamalıyız. 
  Tarih boyunca insanlar, diğer türlere karşı üstünlük kurmak istemiş ve tarihi de bunu kanıtlayacak şekilde yazmışlardır. Kendileri için hayvanları öldürüp derilerini kullanmış, etlerini yemişlerdir. Ağır işlerini onları kullanarak tamamlamışlardır. Onlara tecavüz edip sütlerini kullanmış, sirklerde eğlence aracına dönüştürmüş, kafalarını ve postlarını evlerde dekorasyon malzemesi olarak kullanmışlardır. Bunun sorgulanmadan süregelmesindeki en büyük etken, durumun ve eylemlerin meşrulaştırılmasıdır; tarihi anlatılarda, olması gerekenin bu olduğu kabul edilmiş ve nesillerce bu öğretilmiştir. Hayvanların sömürüsü, normal hale gelmiştir. 
  Eğer tarih, insanı merkeze almasaydı ve onun egosunu yüceltmek amacıyla yazılmasaydı, savaştan değil yulaftan başlasaydı, o zaman da durum bu olur muydu? Eril insanmerkezci anlatımın dışına çıktığımızda hikayenin yönü tamamen değişiyor. Fotoğraf karesine birden insan dışındaki hayvanların hayatları ve bitkilerin geçtiği yollar giriyor. Ebeveynlerimin inandığı inanç, doğanın insandan, insanın doğadan ayrı ve üstün olmadığını anlatmaya başlıyor. İnsan elinden çıkmış anlatıların üstünü örttüğü ilahi sözler tekrar okunmaya başlıyor ve kibrin, insanın en büyük düşmanı olması konusu, sadece insan ve insan arasında değil insan ve kainat arasında bir mesele olarak asıl anlamına kavuşuyor. Öz düşüncelerinden değil, inandıkları inancın öğrettiğini düşündükleri davranış ve kabul edişlerden gelen bu türcülüğün yerini vicdan alıyor. 
  Belki hayvan yemek, evrim ve ‘doğanın kanunu’ bahane edilerek devam ederdi, azalsa bile İslam’daki kurban inancıyla ve diğer inançlardaki benzer ritüellerle sembolik olarak uygulanırdı. Yine de tarih anlatıcılığı tüm türleri kapsasaydı anlatılan tarihin hikayelere, konuşmalara ve öğütlere dönüşmesi yoluyla insanların düşünce ve zihin yapısının temelleri şu ankinden pek daha az vahşi olurdu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

HAYVAN/YAŞAM SERGİSİ

 28 Şubat-08 Mart 2026  Açılış: 28 Şubat Cumartesi, 15.00  arthereistanbul Hayvan/Yaşam , Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi lisans öğr...